aldanmaz ailesi..
- Necdet sen
misin, nerde kaldın, boyun devrilmesin Necdet..
- Buradayım işte Necla, koşup geldim şantiyeden, neyin
var?
- Neyim
mi var, suyum geldi suyum, salonda doğuracağım, hala neyin var.
- Tamam tamam, hadi hazırlan çıkalım.
- Ah ben
fok balığı gibi olmasam senden yardım istemezdim de. Ah ben kuğu gibiydim,
kendim giderdim hastaneye, ah ah..
- Uzatma Necla, doğum çantan nerede?
- Kapının
kenarında ya, umrunda değil ki doğum moğum.
- Ha işte burada, hadi gel yavaş yavaş.
- Çağırdın
mı asansörü?
- Ya tamam söylenme artık, dua okuyalım, işimiz düzgün
gitsin
- Dur ben
Zehra’yı arayım gelsin. Hemşire kız, senden çok işe yarar.
- İyi iyi, gelsin.
- Kapıyı sıkı
kilitle, hırsızlık almış başını gitmiş.
- Tamam sen çağır asansörü, ben kapıyı kapatırım.
- Arabanın
evraklarını aldın mı, satışını alacaktın bugün, o çocuğu da gözüm tutmadı ya
neyse
- Ya Necla sen mi doğuracaksın ben mi, neyini
beğenmedin çocuğun? Bugün buluşup alacaktım üstüme sen aradın, ayıp oldu çocuğa,
hastaneye gidiyorum dedim kapattım.
- Ne
biliyim, düzenbaz gibiydi.
- Hadi gir koluma, yavaş yavaş çık, araba kapının
önünde, basamağa dikkat et.
- Oh
şükür bindik arabaya. Alo Zehra canım ne yapıyorsun.. Hastaneye gidiyoruz
Necdet’le, sancılarım arttı.. Hadi sen de gel.. Bu herife güven olmaz..
- Of Allah’ım sen büyüksün, bir ayda beşinci gidişimiz
hastaneye, her sancıda koş babam koş, sonra bu herife güven olmaz. Sırtımdan
ter akıyor be kadın.
- Hadi
söylenme sür, arıyorum ben doktoru.
- Bu ne ya, kapıdan çıkar çıkmaz çevirme mi var?
- Hastaneye
doğuma gidiyoruz de, beklemeyelim iki saat, bunlar niye sivil kıyafetli?
- Sivil trafik galiba, yelekleri var üstünde. İyi
akşamlar memur bey, yanlış yere mi park ettim?
- Yok hatalı
park değil, araçtan inin.
- Hayırdır memur bey, bir sorun mu var?
- Araç sistemden
çalıntı olarak sinyal vermiş
- Ne çalıntısı memur bey, arabayı daha yeni aldım
- Kimden
aldınız, nerden aldınız?
- Ya Sivaslı bir tanıdıktan, neydi çocuğun adı, bir
dakika, Selim Güvenilir.
- Araç Çankırı’dan
iki aydır çalıntı beyefendi.
- Yapmayın memur bey, eşim hamile, doğum yapacak.
- Necdet
ne oluyor, niye indin arabadan?
- Bir saniye Necla, bi dur Allah aşkına.
- Taksi
çağırın, bu araçla gidemezsiniz.
- Yapmayın memur bey, taksi almaz şimdi doğum yapar
diye.
- Necdet
neler oluyor?
- (Gir içeri be kadın, kapat kapını.) Memur bey bakın,
ben bu aracı geçen hafta aldım, bir saniye arayım çocuğu konuşun. (Aradığınız
numara kullanılmamaktadır) Açmıyor, tünelde falan galiba. Bakın ben şantiye
şefiyim, yerim yurdum belli, doğumdan sonra gelirim.
- Olmaz
beyefendi, çalıntı araçla gönderemem sizi, kayıtlara girmişsiniz
- Necdet
neler oluyor, sancılarım arttı, hadi gidelim, Necdeeet..
- Memur bey hadi siz de gelin, aracı hastanede
vereyim, kontrol edin, cezam neyse orada kesin, hadi lütfen.
- Tamam,
gidelim bu seferlik.
- Ne
oluyor Necdet, memur bey niye bizimle geliyor?
- Hastaneye yakın oturuyormuş, geçerken beni de bırakın
dedi.
- İyi iyi,
kırmızıda durmayız memur bey yanımızda. Hadi acele et, dayanamıyorum.
(10 dakika yolculuktan sonra)
- Burası
mı gideceğiniz hastane?
- Evet memur bey, siz çıkın isterseniz araçtan, Necla
sen de memur beyle bekle, aracı müsait bir yere park edip geliyorum.
- Ben
niye bekleyim ayol, geçiyorum acile oraya gel, iyi görevler memur bey!
- Yok
sorun değil kaçacak değilsiniz ya. Size de geçmiş olsun hanfendi, Allah analı
babalı büyütsün.
(5 dakika sonra)
- Buyrun memur bey anahtarı, araç şurada
otoparkta, görevliye söyledim, memur bey aracı inceleyecek diye
- Tamam bi
bakalım, gereği neyse haber veririz.
- Çok teşekkür ederim. Adım Necdet Aldanmaz. Sizi çok
sevdim, zor zamanda yardım ettiniz. Erkek olursa adınızı verecem vallahi, isim
neydi?
- Salim. Cinsiyeti
belli değil mi?
- Yok sürpriz olsun istedik. Sürprizleri severiz. Hadi
iyi akşamlar..
(Necdet acil servise doğru yürür)
- Zehra merhaba, ne zaman geldin, doktor gelmiş mi?
- Evet
abi, acildeymiş zaten. İki dakika kontrol etti, doğumhaneye aldı.
- Öyle mi, hadi hadi geçelim. Of Allah’ım hayırlısıyla
bitse. Dua okuyalım.
(Ameliyathane önünde)
- Nerede
kaldın Necdet, ölüyorum ben burada sedyede. Sen yeni mi geliyorsun?
- Tamam güzelim, hadi bitanem, ver elini. Derin derin
nefes al. Hayırlısıyla gir bakalım doğuma. Ben kapının önünde bekliyorum. Zehra,
sen de ablanın odasına bakar mısın, eksik bir şey olmasın.
- Tamam
Necdet abi.
(2 saat sonra yenidoğan servisinde)
- Of Allah’ım şükür. Sonunda yavrumuzu
kucağımıza aldık. Zehra’cım inan sırtımdan taş kalktı valla. Ne taşı, dağ
kalktı dağ.
- Çok
geçmiş olsun Necdet abi, yoruldun sen de epey. Teyzesinin bir tanesi geldi ya
sonunda. Şu çirkin kırmızı surata bak.
- Aynı annesi.
- Necdet,
ne diyorsun kimin sırtından ne kalktı? Ben doğurdum sen volta attın.
Hemşirelerle lak lak..
- Hay Allah narkozun etkisi geçti galiba. Çağırayım da
ağrı kesici, uyuşturucu bir şeyler versinler. Doğumdan beri sayıklıyor. Düğündeki
altınları sordu.
- Necdet
abi, ben nöbete gideyim. Annemler de yoldaymış zaten, birazdan gelirler.
- Tamam Zehra, çok zahmet oldu, sağolasın. Araba
aşağıdaydı, gel seni bırakayım.
(kapı tıklanır)
- İyi
akşamlar, Aldanmaz ailesi mi, bebeğe çiçek var.
- Evet dostum, şuraya sehpanın üstüne bırak. Şu 200
lirayı da al, koy cebine.
- Abi
gerek yoktu.
- Ne demek koçum, bugün en mutlu günüm. Manitanla
yemek ye benden.
- Allah
Allah, kim çiçek göndermiş ki Necdet abi, sadece annemlere söyledik.
- Necdet
okusana, kart falan yok mu üstünde. Of sırtım..
- Okuyorum Necla bi dakika. Birader çok
geçmiş olsun. Danışmadan öğrendim oda numarasını. Erkek olursa benim adımı
koyacaktın, inşallah unutmadın. Ona bakıp bizi hatırlarsın. Araban da
güzelmiş, az yakıyor. Salim - Selim Güvenilir..
(kapı tıklanır)
- İyi
akşamlar, hemşire Filiz ben, hanfendi ağrı kesici istemişsiniz.
- Sen
bana değil hemşire hanım, şu yerdeki kocama yap en iyisi..
Yorumlar
Yorum Gönder