Kayıtlar

Eylül, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

geriye doğru bakıp hüzünlenen bir çift çocuk gözü..

   Dini bayramların kendine has bir mutluluğu, yorgunluğu, karmaşası ve yalnızlığı vardır. Çalışmak zorunda olanlar dışında bayram sabahı yalnızlığının, bekleyen ve beklenen için bir hüzün bulutu gibi insanın içine çöktüğünü düşünürüm.  Bu steril yalnızlıkla baş edemeyecek olanlar için son dakika biletleri vardır ancak ya en pahalısından uçak yolculuğunu ya da ek seferlerin yorgun suratlarında, gazı kaçmış muavin kolası tadında bir otobüs yolculuğunu göze almaktır bu. Yine de şeker ve çikolata reklamlarında aile fertleriyle topluca yenen bir akşam yemeği gözleri yaşartır ve bayram yolculuğuna çıkılır.    Otobüs yolculuğunu tercih edenler için otogarların yarı ciddi, yarı laubali havası sizi karşılar önce. Şanslıysanız ‘nereye hemşerim, hemen İstanbul var’ sınavını geçip peron numarasını ararsınız. Neon ışıklarıyla yazılı lokanta isimlerinin bir harfi sönüktür nedense. Sivrisinekler için yapılmış elektro-şok aletinin altında, mercimek çorbasının başında bekle...

aldanmaz ailesi..

  - Necdet sen misin, nerde kaldın, boyun devrilmesin Necdet.. - Buradayım işte Necla, koşup geldim şantiyeden, neyin var? - Neyim mi var, suyum geldi suyum, salonda doğuracağım, hala neyin var. - Tamam tamam, hadi hazırlan çıkalım. - Ah ben fok balığı gibi olmasam senden yardım istemezdim de. Ah ben kuğu gibiydim, kendim giderdim hastaneye, ah ah.. - Uzatma Necla, doğum çantan nerede? - Kapının kenarında ya, umrunda değil ki doğum moğum. - Ha işte burada, hadi gel yavaş yavaş. - Çağırdın mı asansörü? - Ya tamam söylenme artık, dua okuyalım, işimiz düzgün gitsin - Dur ben Zehra’yı arayım gelsin. Hemşire kız, senden çok işe yarar. - İyi iyi, gelsin. - Kapıyı sıkı kilitle, hırsızlık almış başını gitmiş. - Tamam sen çağır asansörü, ben kapıyı kapatırım. - Arabanın evraklarını aldın mı, satışını alacaktın bugün, o çocuğu da gözüm tutmadı ya neyse - Ya Necla sen mi doğuracaksın ben mi, neyini beğenmedin çocuğun? Bugün buluşup alacaktım üstüme sen aradın, ay...