geriye doğru bakıp hüzünlenen bir çift çocuk gözü..
Dini bayramların kendine has bir mutluluğu, yorgunluğu, karmaşası ve yalnızlığı vardır. Çalışmak zorunda olanlar dışında bayram sabahı yalnızlığının, bekleyen ve beklenen için bir hüzün bulutu gibi insanın içine çöktüğünü düşünürüm. Bu steril yalnızlıkla baş edemeyecek olanlar için son dakika biletleri vardır ancak ya en pahalısından uçak yolculuğunu ya da ek seferlerin yorgun suratlarında, gazı kaçmış muavin kolası tadında bir otobüs yolculuğunu göze almaktır bu. Yine de şeker ve çikolata reklamlarında aile fertleriyle topluca yenen bir akşam yemeği gözleri yaşartır ve bayram yolculuğuna çıkılır. Otobüs yolculuğunu tercih edenler için otogarların yarı ciddi, yarı laubali havası sizi karşılar önce. Şanslıysanız ‘nereye hemşerim, hemen İstanbul var’ sınavını geçip peron numarasını ararsınız. Neon ışıklarıyla yazılı lokanta isimlerinin bir harfi sönüktür nedense. Sivrisinekler için yapılmış elektro-şok aletinin altında, mercimek çorbasının başında bekle...