kalbimin en doğusunda..
Bugün benim doğum günüm.. Geçen sene bugün kendime yazdığım mektubun üzerinden 365 gün geçmiş ama dün gibi. Boş kaldığım zamanlarda bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Bunu profesyonel olarak değil, kırlentin arkasında, halının altında, kirli sepetinde unuttuğum dağınık duygu ve düşüncelerimi bir araya getirmek için yapıyorum. Hani eve giden son otobüsü kaçırdığınızda, halanız öldüğünde, Galatasaray’a yenildiğinizde, sabah akşam televizyonda ‘yuh artık’ dediğiniz sosyolojik girdabın içinde boğulduğunuzda, kadın ve çocuk cinayetlerinde hissettiğiniz yumruklanmış, kanatılmış duygular. Pandeminin tek iyi tarafı uzakta olduğunuz için katılamayacağınız kurs ve eğitimlerin beklenenden kısa sürede hayatımıza girmiş olmasıdır belki de. İşte, neden ve niçin yazmalıyım sorularına cevap aradığım bir gün Yeşim Cimcöz’ün sanal yazıevi programını izlemiştim. Yeşim Hoca yazmaya başlamadan bir ritüel belirleyin; sevdiğiniz bir kalemi ...