Nasıl oluyor vakit bir türlü geçmezken, yıllar çabucak geçiyor..

 

Bazen blogda yazdıklarını okuyorum.

Takipçilerin deniz kenarında mutluluk pozlarını beğenmişler ama ışıklar sönünce içindeki kelebek mezarlığını fark etmemişler.    

Satırlarından damlayan hüzün, aniden bastıran bir sel gibi önüne ne katarsa sürüklüyor. Nehir kenarında durmuş anılarının denize akışını seyrediyorsun.


Bak şu giden mezuniyet töreninde ‘baba senin hakkını nasıl öderim’ dediğinde ‘iban atarım’ diyen mavi gözlü devle şakalaşmaların olsa gerek.

Şu da yüksek lisans diplomasını alınca hissettiğin duygu olmalı. Arkadaşlarından biri ‘sen şimdi ne oldun demişti,’ ‘hiç aynı’ demiştin. Sessizlik olmuştu.

Şu giden üniversite öğrencileriyle yaptığın söyleşi mi? Yeni bir takım elbise almıştın. Heyecandan notlarını karıştırmıştın. Hukukun üstünlüğü mü neydi..

Şu paramparça sürüklenen şeyse aşk galiba. ‘Çok iyisin ama..’ diye başlayan cümleler. İyi olmanın yetmediğini öğrenmen yıllar aldı. Bir ip atıp kurtarsan mı acaba, boşver akışına bırak.

Bir çivi çakmalısın akıp giden zamana ve anılarını o çiviye bağlamalısın. O anılar ki seni sen yapan yegane şey, parmak izin..

 

‘Yılbaşını değil, doğum gününü kendine milat olarak almalısın’ demişti bir yazar.  

Mucizeler sınırlı sayıda ve güncelleme gelmiyor artık bilmelisin. Sürümün geçmiş.

O yüzden aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemek ahmaklık. Hele olmasını beklediğin şey başkalarının inisiyatifine bağlıysa.

Bu zamana kadar dinlediğin öğütler neyi değiştirdi? Farklı davrandığın anlarda -başarısız bile olsan- seni motive eden neydi, dibe vurmak mı, yalnızlık mı, çaresizlik mi?

Gerçek zenginlik, her şeyini kaybettiğinde geride kalanlardır.. 


Sen doğum günlerine burun kıvırırken ‘küçük bir pasta bile olsa kutlama yapmayı unutma’ demiştim. Hala aynı fikirdeyim. 

Sen bütün fırtınalara rağmen o küçük çocuğu bu yaşa getirdin, kendinden başka kimseye zarar vermeden. 

Sahildeki taşı kımıldatmadan, ağaçtaki son yaprağı düşürmeden.

Göç etmeyen güvercinlerin beyaz ve narin yerlerini çizmeden.. 

Ey ruhum, her zaman yanında olamasam da seni düşünmediğim tek bir gün bile olmadı.

İyi ki doğdun..


15/02 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

the sinner veya ufak tefek kesikler..

geriye doğru bakıp hüzünlenen bir çift çocuk gözü..

kalbimin en doğusunda..